ENFLASYON DÜZELTMESİ
Uzun süredir uygulamada ve yargıda tartışma konusu olan enflasyon düzeltmesi müessesesi, 25 Aralık 2025 tarihli ve 33118 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7571 sayılı Kanun ile yeni bir döneme girmiştir. Kanunun 34. maddesiyle Vergi Usul Kanunu’na eklenen Geçici Madde 37, enflasyon düzeltmesi uygulamasını üç hesap dönemi boyunca fiilen askıya almaktadır.
Düzenlemenin Kapsamı
Geçici Madde 37 uyarınca; 2025 hesap dönemi (bu döneme ilişkin geçici vergi dönemleri dahil) ile 2026 ve 2027 hesap dönemlerinde, mükerrer 298. madde kapsamındaki enflasyon düzeltmesine ilişkin şartların oluşup oluşmadığına bakılmaksızın, mali tablolar enflasyon düzeltmesine tabi tutulmayacaktır. Kendilerine özel hesap dönemi tayin edilen mükellefler bakımından bu uygulama, 2026, 2027 ve 2028 yılında biten hesap dönemleri itibarıyla geçerli olacaktır.
Düzenlemenin dikkat çeken yönü, şartlar gerçekleşmiş olsa dahi düzeltmenin yapılmayacak olmasıdır. Yani burada, tebliğ düzeyinde geçmişte yapılan ertelemelerin ötesine geçilerek, uygulamanın kanun zemininde askıya alınması söz konusudur.
Cumhurbaşkanına Tanınan Uzatma Yetkisi
Geçici Madde 37, bu üç dönemlik süreyi -geçici vergi dönemleri dahil- üç hesap dönemine kadar daha uzatma konusunda Cumhurbaşkanına yetki vermektedir. Bu yetki kapsamında uzatılan dönemler de, mükerrer 298. maddenin (Ç) fıkrasındaki yeniden değerleme uygulaması açısından, enflasyon düzeltmesi şartlarının gerçekleşmediği dönemler olarak değerlendirilecektir. Dolayısıyla uygulamanın askıda kalma süresi teorik olarak altı hesap dönemine kadar uzayabilecek niteliktedir.
İstisna: Kıymetli Maden Sektörü
Düzenlemenin genel niteliğine karşın, münhasıran ve sürekli olarak işlenmiş altın ve gümüş alım-satımı ile imali faaliyetinde bulunan mükellefler kapsam dışında bırakılmıştır. Bu mükellefler, önceki dönemlerde olduğu gibi 2025, 2026 ve 2027 yıllarında da (geçici vergiler dahil) enflasyon düzeltmesi yapmaya devam edeceklerdir.
Mükellefler Açısından Değerlendirme
Enflasyon düzeltmesinin askıya alınması, mali tabloların enflasyonun aşındırıcı etkisinden arındırılmadan, nominal değerleriyle vergi matrahına dahil edilmesi sonucunu doğurmaktadır. Bu durumun, özellikle parasal olmayan kıymetleri yüksek olan ve uzun vadeli aktif yapısına sahip kurumlar bakımından vergi matrahı üzerinde etkili olacağı söylenebilir.
Mükelleflerin, beyanlarını verirken bu düzenlemenin kendi mali yapıları üzerindeki etkisini önceden değerlendirmeleri; gerektiğinde geçici vergi ve yıllık beyan süreçlerinde ihtirazi kayıt seçeneğini hukuki danışmanlarıyla birlikte gözden geçirmeleri yerinde olacaktır. Düzenlemenin yürürlük dönemi boyunca Anayasa Mahkemesi ve idari yargı önünde gündeme gelmesi de muhtemel görünmektedir.
Sonuç
7571 sayılı Kanun, enflasyon düzeltmesi konusundaki belirsizliği -en azından 2027 yılı sonuna kadar- kanun düzeyinde gidermiştir. Ancak Cumhurbaşkanına tanınan uzatma yetkisi, uygulamanın orta vadeli geleceğini hâlâ idarenin takdirine bağlı kılmaktadır. Vergi mükelleflerinin, gerek beyan süreçlerinde gerek olası ihtilaflarda, kendi özel durumlarına göre profesyonel destek almaları önem taşımaktadır.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlı olup hukuki görüş niteliği taşımaz. Somut uyuşmazlıklarda bir avukata danışılması tavsiye edilir.

Add comment