VARLIK BARIŞI
Uzun süredir beklenen yeni Varlık Barışı düzenlemesi, 4 Haziran 2026 tarihli ve 33270 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7582 sayılı “Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ile yürürlüğe girmiştir. Düzenleme, Kurumlar Vergisi Kanunu’na eklenen Geçici Madde 19 ile hayata geçirilmiş olup, yurt içinde ve yurt dışında bulunan kayıt dışı varlıkların düşük oranlı vergiyle kayıt altına alınmasına imkân tanımaktadır.
Kapsam
Düzenleme; gerçek ve tüzel kişilerin yurt dışındaki ve yurt içindeki kayıt dışı para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarını kapsamaktadır. Hem yurt dışındaki hem de yurt içindeki kayıt dışı varlıkların bankalara veya aracı kurumlara bildirilmesi için son tarih 31 Temmuz 2027 olarak belirlenmiştir. Cumhurbaşkanına, bu süreyi her defasında altı ayı geçmeyen dönemler hâlinde bir yıla kadar uzatma yetkisi tanınmıştır.
Vergi Oranı ve İndirim Kademeleri
Temel vergi oranı bildirilen varlığın değeri üzerinden %5 olarak belirlenmiştir. Ancak bu düzenlemenin önceki varlık barışlarından ayrılan en önemli yapısal yeniliği, indirimli oranların “sistemde kalma” şartına bağlanmış olmasıdır.
Bildirilen varlıkların vadeli hesaplarda, devlet iç borçlanma senetlerinde, kira sertifikalarında veya girişim sermayesi yatırım fonlarında belirli sürelerle tutulacağının taahhüt edilmesi hâlinde oran kademeli olarak düşmektedir:
- 5 yıl tutma taahhüdü: %0
- 4 yıl: %1
- 3 yıl: %2
- 2 yıl: %3
- 1 yıl: %4
Bu taahhütnameler üzerinden ayrıca damga vergisi alınmayacaktır. Standart %5 oranını ödeyen mükellef ise varlığını serbestçe kullanabilmekte; herhangi bir tutma taahhüdü altına girmemektedir.
İşleyiş
Sürecin genel akışı şu şekildedir: Yurt dışı veya yurt içi varlıklar banka ya da aracı kuruma bildirilir. Banka veya aracı kurum, varlığın değeri üzerinden vergiyi peşin olarak tahsil eder ve bildirimi izleyen ayın 15. günü akşamına kadar vergi sorumlusu sıfatıyla beyan edip öder. Yurt dışı varlıkların, bildirimden itibaren iki ay içinde Türkiye’ye getirilmesi veya yurt içi hesaplara aktarılması gerekmektedir. Bu iki aylık getirme süresine uyulmaması, inceleme muafiyetinin kaybına yol açmaktadır.
Sağlanan Güvence
Usulüne uygun yapılan bildirim, kural olarak bu varlıklar yönünden vergi incelemesi ve tarhiyatı yapılmaması sonucunu doğurmaktadır. Ancak bu güvencenin sınırları bulunmaktadır: Vergi incelemesine başlanılan veya takdir komisyonuna sevk edilen tarihten sonra yapılan bildirimler, söz konusu inceleme bakımından koruma sağlamamaktadır. Ayrıca suç gelirlerinin aklanması kapsamındaki varlıklar düzenlemenin korumasından yararlanamamakta, MASAK şüpheli işlem bildirimi yükümlülüğü devam etmektedir.
Bir Vergi Affı mı?
Varlık Barışı, klasik anlamda bir vergi affı değildir. Mevcut varlığın resmî finansal sisteme dahil edilmesini sağlayan bir uyum ve yapılandırma düzenlemesi niteliğindedir. Geçmişe dönük inceleme yapılmaması ve cezai işlem uygulanmaması gibi korumalar sunması, onu af benzeri kılsa da; düzenleme esasen kayıt dışı serveti vergilendirerek ekonomiye kazandırmayı amaçlamaktadır.
Değerlendirme
2026 Varlık Barışı, özellikle yurt dışında varlığı bulunan veya kayıt dışı serveti sisteme dahil etmek isteyen mükellefler için önemli bir planlama imkânı sunmaktadır. Ancak indirimli oranlardan yararlanmanın varlığı uzun süre (1-5 yıl) belirli enstrümanlarda tutma taahhüdüne bağlanmış olması, kararın likidite ihtiyacı ve yatırım stratejisiyle birlikte değerlendirilmesini gerektirmektedir. Ayrıca getirme süreleri ve inceleme muafiyetinin sınırları gibi teknik şartların kaçırılması, sağlanan güvencenin kaybına yol açabilecektir.
Mükelleflerin, bildirim yapmadan önce kendi özel durumlarını hukuki ve mali danışmanlarıyla birlikte değerlendirmeleri; Hazine ve Maliye Bakanlığı’nca yayımlanacak uygulama tebliğlerini de takip etmeleri yerinde olacaktır.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlı olup hukuki görüş niteliği taşımaz. 7582 sayılı Kanun’a ilişkin uygulama tebliğleri yayımlandıkça teknik detaylar netleşecektir.

Add comment